Translate

29 Temmuz 2019 Pazartesi

PİŞMAN DEĞİLİM, GENE OLSA GENE YAPARIM




                             ÖNCELİKLE GELİP YORUM BIRAKAN, OKUYAN, UĞRAYAN HERKESE SONSUZ TEŞEKKÜRLER. BLOGLARINIZA GELİYORUM ANCAK HALA SİZE YANIT YAZAMIYORUM VE YORUM BIRAKAMIYORUM.
                             Günlerdir koli yapıyorum ve daha günlerce de yapacağım. Burada şirket tutup taşınmak hayli pahalı. Yıllar önce, henüz bu şirketler yokken kendim yapmıştım tüm evin kolilerini. Aradan yıllar geçti, ben defalarca taşındım ama hep taşınma şirketleri ile taşındım. Sadece özel eşyalarımı kolileyip başlarında durdum. Heyhat hayat insanı sürekli başlangıç noktasına atmaktan vazgeçmiyor 🤗. Efendim, konuyu buradan Almanya’da Yaşam’ a bağlamak istiyorum. Almanya’ ya geldiğimizden bu yana, sözünü ettiğim konuda pek çok soru alıyorum. Konu çok kapsamlı, o yüzden ben kısaca değineceğim, gelen yorumlar üzerinden de bir yayın daha yapacağım. Malum, yorumlarınıza yanıt yazamıyorum 🤗
                              İlk olarak belirteyim ki; lükse , gece hayatına, keyfinize düşkünseniz gelmeyin derim. Almanca öğrenmeye hiç niyetiniz yoksa da gelmemenizi öneririm. Özellikle büyükşehir hayatına alışkın biri için Almanya sıkıcı bir yer. En büyük, en hareketli şehirleri bile bizimkilerin yanında kasaba gibi kalıyor. Gece saat on’dan sonra sokaklarda çok az insan görürsünüz, eğlence yerleri en geç onikide ( o da iyi ihtimalle ) kapanır, cumartesi öğleden sonra ve pazar günü her yer kapalıdır. Bizim çocukluğumuzun Türkiye’si gibi pazar günü için önceden ekmeğinizi almalısınız, yoksa ekmeksiz kahvaltı edersiniz 😱.
                               Almanya’da lüx tüketim neredeyse yok. Ünlü markaları ancak büyük şehirlerde tek bir caddede görebiliyorsunuz ve öyle bizdeki gibi şaaşalı mağazaları da yok. Zaten neredeyse hiç kimse markalı giyinmiyor. Markayı geçtim, şık giyinen de yok zaten. Devlet daireleri, iş yerleri vs her yerde çalışanlar, son derece günlük giyiniyor. Oysa bizde iş yerleri ve devlet dairelerinde, klasik giyim mağazalarında, hatta mobilya mağazalarında bile resmi ve şık giyinmek yazısız bir kuraldır. İlk geldiğimde kot şortlu belediye çalışanları bana garip gelmişti örneğin 😂. Ben ki topuklu ayakkabı bağımlısı, bu uğurda ayak başparmak tırnaklarını defalarca feda etmiş bir ayakkabıkolik olarak üç yıldır toplasan üç kez klasik topuklu ayakkabı giymişimdir 😭😭😭😭. Zamanla bu rahatlığa alışıyor insan ama arada şık şıkıdım giyinmeyi de özlediğimi itiraf etmeliyim.
                              Bir başka konu apartman hayatı. Eğer apartmanda yaşayacaksanız çok ciddi ve katı kuralları göze almalısınız. Mesela haftada bir gün anlaşmaya bağlı olarak, ya apartmanın tüm merdivenlerini ya da sadece kendi katınızı silmekle yükümlüsünüz. Çok nadir olarak parasını verip yaptırabilirsiniz ama genel kabul apartman sakinlerinin bu işi yapmaları yönünde. Apartmandan apartmana değişmekle birlikte, genel olarak saat 10:00 ile 15:00 arası sessiz saatlerdir ve süpürge , çamaşır makinesi gibi aletleri çalıştıramazsınız. Gece saat 10:00 dan sonra gürültü yapamazsınız, duş alamazsınız hatta bazı apartmanlarda sifonu bile çekemezsiniz. Evinizin temizliğini kendiniz yapmak durumundasınız. Yaşı kaç olursa olsun, evinde temizlik elemanı çalıştıran bir Alman henüz görmedim. Zaten de bu işi yapacak birilerini bulmak son derece zor, bir o kadar da pahalı. Yani kendi evinizin temizliğini de gene kendiniz yapmak zorundasınız. Hoş, ben İstanbul’ dayken de kendim yaptığım için bana çok zor gelmedi fakat anlattığım bazı arkadaşlarım dehşete kapıldı 😂😂😂😂.
                              Almanya’da arabanız yoksa hele de şehir dışında oturuyorsanız yandınız demektir. Toplu taşımacılıkta sınıfı geçemediklerini rahatça söyleyebilirim. Temelde toplu taşımayı trenlerle sağlıyorlar, çok az sayıda ve kısıtlı saatlerde otobüs seferleri de var ancak her yerde yok. Trenler çok pahalı ve inanılmaz sıklıkta arıza oluyor. Böyle zamanlarda hayat duruyor. Ancak bunun yanında , neredeyse her yere bisikletle gidebilirsiniz çünkü bisiklet yolları da karayollarıyla paralel olarak her yere gidiyor. Tabi kışın bisikletle ulaşım biraz problemli olabiliyor ama Almanlar bu koşullara alışmışlar; her yaştan bisiklet sürücüsü var.
                              Gelelim dil konusuna; genç Almanların tamamına yakını İngilizce biliyor. Ben yaştakilerin bir kısmı da iyi ya da kötü konuşuyor ancak yaşlı Almanlar kendi dillerinden başka bir dil konuşmuyor. Almanca bilmeden yaşlı bir Alman’la iletişime geçmek biraz zor çünkü konuşamadığınızda ya da anlamadığınızda sinirlenebiliyorlar🤗. Buna rağmen Almanca konusunda azıcık çaba gösterdiğinizi fark ettiklerinde inanılmaz yardımcı oluyorlar. Gençler ise İngilizce konuşma konusunda oldukça hevesliler. Gerçi adım başı Türk olduğu için sadece Türkçe konuşarak da günlük işlerinizi halledebilirsiniz. Benim anlayışıma ters, insan yaşadığı ülkeye ve o ülkenin insanlarına saygı duymalı, sırf bu yüzden bile onların dilini makul ölçüde öğrenmeli diye düşünüyorum. Kaldı ki, Almanya tam bir bürokrasi ülkesi. O kadar çok evrak işi var ki, mutlaka bu dili öğrenmek zorundasınız. Aksi takdirde, elinizde evrak, Almanca bilen birilerinin ardında yalvar yakar gezer durursunuz. Almanca bizim dil ailemizden olan bir dil değil, o yüzden öğrenmesi çok zor olmasa da, kullanması zor bir dil. Yazarken çok sorun yok ama konuşurken cümleler bir türlü birmiyor, başı sonu birbirine karışıyor. Almanca bilenler anlayacaktır demek istediğimi. Ben iki yıldır  bu dili öğreniyorum, bana göre çok kötü ama onlara göre şaşılacak kadar iyi konuşuyorum 😂😂😂. Diyeceksiniz ki,üç yıldır oradasın, iki yıldır öğreniyorsun, yanlış hesap bu. Hayır efendim, kurs sayısı çok az, boş bir yer bulmak için bir yıl beklemek zorunda kaldım. Çok fazla sayıda göçmen var ve devlet onları zorunlu dil kursuna yolluyor. Haliyle bizim gibiler beklemek zorunda kalıyor. Ancak büyük şehirlerde kursa sayısı daha fazla, gerçi o da iki ya da üç tane. Bizdeki gibi sabah başvurup , öğleden sonra derse başlayamıyorsun anlayacağınız.
                                 Bugünlük bu kadar, devamında merak ettiklerinize ve kadın olarak burada yaşamanın kolaylığına değineceğim. Kalın sağlıkla.


8 yorum:

  1. Üç yıl olmuş mu Sevda'cığım? Bana dün gibi geliyor. Gitmeye karar verdiğin yazını hatırlıyor musun? Şahsen çok üzülmüştüm. Çünkü iç sezilerim güçlüdür epey bir zaman belki hiçbir zaman bloğuna uğramayacağını düşünmüştüm. Ama döndün ya yazılarına çok sevindim. :) Pişmanı olmadığına da çok sevindim. Büyük bir karardı çünkü seninki. Mutlusun ya işte önemli olan o. Çapi'den ne haber sahi? İyi mi?
    Sevgilerimi bıraktım.

    YanıtlaSil
  2. sizin bloğ da olmanıza çok sevindim dikişlerinizide çok özledik inşallah daha sık buralarda olursunuz sevgiler

    YanıtlaSil
  3. harika bilgiler vermişsiniz bayıldım kolaylıklar dilerim...sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Hep soğuk gelmiştir bana Almanya ama çokça yengemiz var ailede Alman. Hepsi iyi kötü Türkçe öğrenmişler iyiki, yoksa anlaşamıyacaktık onlarla.
    Gece hayatının olmaması çok şaşırtıcı gelmedi bana, çalışkan insanlar ve sanırım oralarda çalışanlar için de iyi bir şey bu. Diğer yazılarını merakla bekliyorum, sevgiler :)

    YanıtlaSil
  5. Sahi ya, sen oradaki apartman yaşama kurallarını anlatmışsın ya. Aklıma geldi, orada senelerce oturup Türkiye'ye dönünce niye acaba o disiplini muhafaza etmiyorlar? Şunun için anlattım:
    Üsküdar'dayken seneler önce ben daha gencim, otuzların başları sanırım, alt katımız hep kiradaydı çünkü ev sahibi Almanya'da diye duymuştuk. Sonunda kesin dönüş yapıp geldiler. Almanya'dayken eminim sifon bile çekmemişlerdir senin yazdığın gibi ama buraya gelince adam emekli ya, can sıkıntısında sabah sabah matkap sesiyle uyandırırdı! Veya gece farketmez!! Bir sabah uyuyorum alttan elektrikli süpürge sesi, saate baktım 8! Daha böyle bir dolu şey. Hayatımda gördüğüm en komşularına saygısız insanlardı. Çamaşır sermiştim bir de akraba gençkızları vardı baktım altta ufak yolluk çırpıyor. Tabii tozların yarısı yukarı benim çamaşırlara! Ya bir baksana dedim "Ne olmuş ne var?!" cevap!... hep derdim ki, bu yaptıklarını sıkıysa ALmanya'da Alman komşularına yapsa...çünkü senden çok yıllar önce rahmetli öğretmenimiz de, "Almanya'da akşam belli saatten sonra sifon çekemezsin, onlarda disiplin vardır her şeyde, bizde disiplin yok" diye uzun uzun anlatmıştı. O yüzden kulağımda kalmıştı. Şimdi sen de aynısını anlatınca aklıma o komşu geldi.
    Demem o ki biz nasıl bir milletiz yani kimse kusura bakmasın ama orada uyuyor kurallara, buraya gelince canavara dönüşüyor! Keşke ben o zaman onlara "Almanya'dayken de böyle yapabiliyor muydunuz?" deseydim aklıma gelmediğine üzgünüm şimdi.

    YanıtlaSil
  6. Sizi görmek çok güzel hemşerim.Taşınmak zor iş ama yenilik de güzel. Neredeyse on beş kere taşındığım için iyi biliyorum toparlanmanın zorluğunu. Tayin olursun istediğin gibi ev bulamazsın apar topar bulduğuna gidersin. Hadi yeniden ev aramaya, taşınmaya.Kolay gelsin o zaman size de.

    YanıtlaSil
  7. Ben döndüm sen yoksun kuzum ya....
    Taşınıyorsun ve koşuşturmadasın sanırım.
    Ama bittiğinde bekleniyorsun heberin ola. Bu sefer söz kırmızı halilarla karşılayacağım seni ♥

    YanıtlaSil
  8. Sevdam ;
    Merhaba...
    Yıllar geçse de...
    Kalan guzel anılar bizim.
    Guzel şeylere durmadan imza attığını tahmin ediyorum.
    Her şey gönlünce olsun.
    Tatlı ve hamarat kadın.
    Senin gibi kadınlar cogalsin eksilmesin hayatimizdan.
    Sevgile...

    YanıtlaSil