Translate

12 Şubat 2017 Pazar

MİM - BLOG ADIMIN HİKAYESİ

                     Blog aleminin sevgi pötürcüğü,sade ve derini ,benim sade ve tatlı yavrucuğum Deep Tone yaptı bu mimi ve isteyen herkese pasladı.Ben de ne zamandır düz yazı yazmadım,bu gece canım istedi niyeyse,yazmaya başladım.Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazıyorum,2016 ağustosunda Almanya'ya taşındık ailecek.Burada ev bulabilmek cidden büyük sorun,biz de hala kalıcı olarak yerleşebileceğimiz bir ev bulamadığımızdan dolayı eşyalarımız Türkiye'de.Hali hazırda tüm yayınlarımı mini ipedden yapıyorum ve bu aletle yayın hazırlamak,yazı yazmak hayli zahmetli.Yaş itibarıyla yakını görmekte zorlandığım için minnacık klavye beni çok yoruyor.Bu yüzden de düz yazı yazmaya elim gitmiyor.Zaten bloglara yaptığım yorumlar harf hatalarıyla dolu,bu aletle hatanın üzerine tıklayıp düzeltme şansım yok.Ya yorumu hatalı yere kadar tamamen silmem gerekiyor ya da her düzeltmeden sonra kullanıcı profilimi değiştirmem gerekiyor.Ben de olduğu gibi yolluyorum yorumumu.Eski arkadaşlar alıştılar atık bu duruma.Ancak yayın yaparken defalarca kontrol ediyorum yazdıklarımı,ekranı büyüterek,anlayacağınız pek zevkli değil bu aletle yayın hazırlamak.
                      Gelelim blogumun adına;dikiş dikmek çocukluğumdan beri tutkum benim.Tam bir dikiş sevdalısıyım.E,adım da Sevda,ikisi bir araya gelince Dikiş Sevda'sı oldu blogumun adı.Hem dikiş sevdası anlamında,hem de dikişin Sevda'sı..Kullanıcı adım da ' dikiş kız '. Bunun hikayesi ise çocukluğuma dayanıyor.Benim babam asker emeklisidir.Görev nedeniyle Bitlis'te olduğumuz yıllarda babamın komutanlarından birinin küçük bir kızı vardı beş-altı yaşlarında,ben de o zamanlar on bir yaşındaydım,işte bu küçük kız beni ' dikiş kız ' diye çağırırdı.Beni sürekli bir şeyler dikerken gördüğü için bana bu ismi takmıştı.Dikiş kız ismi bana takıldığından bu güne ,ne zaman dikiş diksem,annem de beni böyle çağırır; " Dikiş kız,ne dikiyorsun gene ?? " .


                       Blogumun adı dikiş üstüne ama ben her şeye bulaşıyorum.O yüzden de pek çok farklı konuda yayın yapıyorum.Ayrı ayrı bloglar açmak istemiyorum,herkes beni olduğum halimle bilsin istiyorum.Nasılsa blogumun sağ yan kolonunda ana yayın konularını verdim,kim neyle ilgileniyorsa oradan seçer diye düşünüyorum.Sanırım işe de yarıyor bu fikrim.Geçenlerde bir blog yazısı okudum,Google'da üst sıralarda yer almakla falan ilgiliydi.Benim öyle bir derdim yok,üst sıra,alt sıra umursadığım şeyler değil.Benim derdim faydalı işler yapabilmek,birilerine ilham verebilmek,birilerinin gününü güzelleştirebilmek.Ben bunları yazarken belki de içinizden,amma da atıyor,diyenler olabilir.İnsanlık hali,kızmam da,alınmam da böyle düşünenlere çünkü günümüz şartlarında hakikaten atıyormuşum hissiyatı doğuran söylemler bunlar.Ancak beni yakından tanıyanlar gerçek hikayemin bu olduğunu destekleyeceklerdir.Yaşamamızın bir anlamı olmalı,bir görevimiz,yapacak bir şeyimiz olmalı,yoksa ölüm çok ama çok anlamsız olur.İşte bu nedenle ben tüm canlıların hayatına iyi bir şekilde dokunmaya çalışıyorum.Aslına bakarsanız gene kendim için yapıyorum bunları,ruhumu doyuruyorum.Uzatmayayım,yayını okuyunca merak ettim,kendimi ne kadar törpülemeye çalışsam da neticede halen daha zayıf yönlerim var,Google'a yazdım ve şununla karşılaştım,

   

bir de böyle yazdım,

 

                       Şimdi bunları görünce benim hissiyatım şu oldu;yaşasın,demek ki pek çok kişiye ulaşabilmişim,pek çok kişi benim yaptıklarımdan faydalanmış,birilerinin işine yarar şeyler paylaşabilmişim...Burada birinci sırada adımın olmasının bana maddi herhangi bir faydası yok,bloguma reklam almıyorum neticede,yani teknik deyimle ;burada bir çıkar çatışması yok.Yani yaptıklarımı gerçekten insanlara güzel bir şeyler sunabilmek için yapıyorum.En büyük ödül anlaşılabilmek,insanların sevgisini ve takdirini kazanabilmek,en başta da anacığıma layık bir kız evlat olabilmek.Daha sonra bu konuda da yazarım ama özetle ;çok çalışkan,taşı sıksa suyunu akıtan,yokluktan varlık üretmiş bir anaya layık olma ve iyi insan olabilme yolunda bana eşlik eden tüm okuyuculara sonsuz teşekkürler ve minnetlerimi sunarım efendim.
                        Kalın sağlıkla...

30 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsın 'dikiş kız':)), sanırım sen doktor olmaktan çok, dikiş dikmek için dünyaya gelmişsin. Bu kadar küçük, çocuk yaşta dikişe başlaman bana bunu düşündürdü, çocuklukta neyi çok severse insan o iş için yaratılmış diye inanırım. (Bu doktorluğunu hafife aldım anlamına gelmesin sakın, onu da layıkıyla, hakkıyla yaptığını anılarından biliyorum). Ama demek ki, dikiş daha ağır basıyor. Unutmadan birinci blog seninki, tebrik ediyorum, önemli olan insanlara faydalı olmak konusunda da aynen katılıyorum.
    Sevgilerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek istediğini anladım Müjdeciğim,ben her şeyi yapayım istiyorum.Hekimliği bırakma nedenim layıkıyla yapmamızın imkansızlaştırılmasıydı.Bilim adamı değil,devlet memuru olmuştuk,hala da öyle çalışan arkadaşlarım.Memlekette hekimlik yapmak,reçete yazmaktan ibaret hale geldi,yasada belşrtilen hasta sayısıyla bizim baktığımız hasta sayısı arasında dağlar kadar fark vardı.Başarı yazdığın reçete sayısıyla ölçülür olmuştu,iyi hekim misin ona bakılmıyor,muayenehanenin metrekaresine bakılıyordu.Çoğu hekim dayanamayıp istifa etti,sanıldığı gibi para için değil birazcık daha özgür çalışabilmek için ayrıldı çoğu doktor.Öyle zamanlar oldu ki,hastalarımıza tıbbi beyan verme hakkımız kısıtlandı.Domuz gribi aşısı zamanında konuşma,fikir beyan etme yasağı geldi örneğin.Bir bilim adamına sus denilemez ki.Ay yaz yaz bitmez.Daha beş altı yaşlarımda plastik bardakla evdekilerin sırtını dinlermişim ben,yani doktorluk merakım daha da eski aslında ama dikiş dikerken kimseye hesap vermiyorum,özgürüm.Birinci,sonuncu fark etmiyor,birileri fayda görüyor ya,deniz yıldızı misali,yetiyor bizlere,çok sağol Müjdeciğim.

      Sil
    2. Bak Handan'a da yazdım,kafalarımız üç aşağı beş yukarı aynı çalışıyor,aynı güzel düşüncelere,aynı insaniyete sahip kişiler birbirlerini buluyor bu ortamda 😘

      Sil
    3. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, kesinlikle öyleyiz, burada dikkat ettim hepimizin neredeyse kedisi veya köpeği var, hepimiz Atatürk'te birleşmişiz, vatanımız seviyoruz, bizleri kandıramıyorlar ve en önemlisi hiçbirimizi korkutamıyorlar:)

      Sil
  2. Ben de hep tabletten yazıyordum yazılarımı ama hiç zorluk çekmiyordum. Yazı ayarlarında mı bir şey var acaba. Bir baksana o ayarlarına.Telefon aldığımdan beri de hep telefondan yazıyorum. Ama android benimkiler diğeri nasıl bilmiyorum tabi.

    Yürekten yazanlarla üst sıra peşinde koşanlar arasındaki fark hemen anlaşılıyor zaten. Bizim o taraklarda bezimiz olmaz bacım, içimizden gelirse. Senin de hep güzel şeyler geliyor içinden:) Öptüm kocaman 😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yayınlarda değil de yorumlarda problem zaten Handan.Yayın yaparken minnacık klavye yoruyor beni,boyun fıtığı da var ya,kafa öne eğik yazmak kötü oluyor.Benimki normal tablet değil,en küçüklerinden işte.Fareyle tıkamak gibi kolay değil.Mesela yayınlarımı düzeltmek istediğimde de sayfanın sonuna kadar gidemiyorum falan.Yani eline alıp bakmadan ne demek şstediğimi anlatamıyorum.Link beremiyorum mesela.Oğluma da gösterdim aslında,sanırım minilerin kapasite bu kadar.Ya da benim kapasite,hihihihi.Evet blogerlar arasında böyle bir durum var değil mi gerçekten,bir high society var,bir de bizim gibi yapayım,ürteyim,paylaşayım,tercüman olayım,yol göstereyimciler var.Zaten birbirimizi bilşyoruz.Mesela yeni bir blog keşfettim sanıyorum ,aa bir bakıyorum Müjde'de,Handan'da,Şebo'da falan,birinizden daha çıkıyor.Hep diyorum aynı hamurun ekmekleriyiz,aynı ekmeğin hamurlarıyız.

      Sil
  3. Çok içten anlatmışsınız hikayenizi. Dikiş kız ismi ne hoşMuş. En etkileyen kısmı beni yasamamizin bir anlamı olmalı düşünceniz . Sanırım bende bu amaçla yola çıktığım için etkilendim . Bildiklerimi paylaşayım birilerine ışık olayım istedim . Umarım faydam oluyordur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağolun,yorumlarda da yazdım ya,buluyoruz birbirimizi er ya da geç.Hoşluklarla geldiniz,sefalar getirdiniz😀

      Sil
  4. Bende o mantıkta hep çalıştım. :) Ne kadar faydalı olabilirsek diye. Az para ile çok iş yapmaya çalıştım.
    Evim toplama kampı gibi oldu. Çoğunu ben yaptım yeniledim. Böyle daha iyi oldu bence. Biraz kötü hissetsem etrafıma bakıp kendime güç verebiliyorum. Galiba önce kendimizi sevmemiz gerekiyor. Kendimize inanmamız, ondan sonra zaten bir yerlerde sıyrılıyorsun.
    Bende seni iyi ki bulmuşum. <3 <3 <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ablam,sen de her yaptığını hiç kıskanmadan ayrıntılarıyla paylaşıyorsun,ilham oluyorsun.Daha önce se yazmıştım sana,annem oradan buradan eski eşya toplayıp eve getirdiğinde kızardık biz eskiden,bu işlere merak sarınca anladım kadıncağızı.Sonra senin blogda eski toplama hikayelerine rastladığımda anneme anlatmıştım,Bursa'da senin gibi bir genç var ,oradan buradan eşya topluyor,sizin yüzünğzden ben de başladım toplamaya diye 😁😁Annemin lafıdır,insan yeter ki istesin,yapamayacağı iş yoktur.Bak işte,tahtayı mermere dönüştürüyorsun be çocuk.Elbet seveceksin kendini.Hep diyorum,evin dekor dergilerindeki evler gibi,maşallah,hiç yılma,hep üret,biz gittiğimizde ürettiklerimiz bizi yaşatacak 😍

      Sil
  5. 6 yasindaki kiz bile gormus sendeki cevheri:))
    Anlattiklarinla ayni insan oldugunu ben anlatirim herkese ki anlatmaya gerek yok, cogu taniyor seni zaten:))
    Opuyorum en kocamanindan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oy oy prensesim,ilk göz ağrım benim.Ben de kocaman öpüyorum güzel bacım,koca yüreklim😘😍

      Sil
  6. Ama bisi dicem doktorluktada bir nevi dikiş dikebiliyorsun. Genelde hemşirelere paslansada istenildiği durumlarda doktorlarda dikiş diktiği için yine dikişle ilgili bir bölüm bulmussun 😃

    Masalllahhhh ne güzel en çok okunanlardan olmak.Darisi basima 😃 Güzel mim olmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dikiş atmakla ilgili pek çok anım var benim,Anılarım başlığına tıklarsanız oradan ulaşabilirsiniz.Ve doğrudur,çoğunlukla hemşirelerimizden ricacı oluruz.Ben ilk göreve başladığımda elime ipek ipliği,portefüyü aldığımda hasta bakıcım,doktor hanım dikişi siz atarsanız hastalara kim bakacak,deyip almıştı elimden.Hasta çok doktor az olunca hal böyle oluyor 🤗🤗

      Sil
  7. Bak google amcam da bilmiş gönlünden yazanı, en çok en çok demeyeni :) Bu olsa olsa Sevda kuşu olur demiş ♥

    Dikiş kız hikayesi enfes, 7 sinde neysen 70 inde o derler ya o misal işte :)

    Tablette yazı yazmak zordur, eminim. Ama uzun uzun yazılarını, doktorluk anılarını özlemişiz Sevda. Sen hele bir ev bul da gerisi hallolacak eminim. Düzeltmeyle falan da uğraşma zaten, biz anlıyoruz yorma sen kendini :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehrh,olacak oğlak bokundan belli olur der annem hep.Ben de özledim kız yazmayı,bu ara yazarım gibi geliyor,dur bakalım.😍😘

      Sil
  8. gelcam yine :) mavi karanlık okudum bi süre önce ivit küseldi :) 47 liler yeni okudum daha hatta yazcaktım biloka tesadüf yani :) ay fallaci biliyom doğmamış çocuğa don biçmek evet senin konu dikiş evet :) a man duymamıştım bakarım tımams :)

    YanıtlaSil
  9. baksana, bir iki gün önce yazdığım bloglardan seçmeler 5 yazımda var fasulye, eski adı tuhaf şeyler dükkanı idi, minicik o daha ama inanılmaz zeki ve komik, bloguna gidip mesela son 10 yazısını oku bak. zehir gibidir ve mükemmel öyküleri var hatta yayınlandı öyküleri bi yerlerde. ona bıdık diyoruz biz. eskiden kreatif başka vardı o da onu çok severdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet okudum senin yayınını,çoktan blogunu da okudum,yorum yaptım,takibe aldım bile.Daha ilk yazısından anladım zaten gücünü,geriye doğru okudum,maşallah dedim.Şimdi moda çocuklar arasında,uzata uzata yazmak,aşırı derecede betimleme kullanmak,olduğundan büyük büyük yazmak ya,fasulye öyle değil,akıyor yazılar kaleminden.Belli ki çok birikimi de var,muhakeme yeteneği de çok gelişmiş.Alah nazardan saklasın.Son iki gündür senin takipçilerini okudum bazılarını takibe aldım ama fasulye bambaşka.

      Sil
  10. Dikiş Kız ne tatlı bir lakap:) Biz asker kızları birbirimizi bulmuşuz bir şekilde.Üniforma kardeşleriyiz ,blog kardeşleriyiz daha ne olsun ablasının canısı:)
    Senin tatlı dilin yeter liste başı olmaya canım benim benim blogda karma ne yapıyorsam onu yayınlıyorum işte .
    tablet telefon bana da zor geliyor becerebildiğim kadar uğraşıyorum:)
    Çok özledim anın da yayınları dolaşıp sohbete katılmaya ama bu minnaktan fazla vakit kalmıyor :))
    Çok tatlı oldu maaşallah 18 aylık oldu tam yemelik:)
    Kucak dolusu sevgiler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağol ablacığım,asker kızı olduğunu bilmiyordum.Neler çektik şehir şehir gezerken kimse bilmez.Bizi askeri gazinolarda,askeri kamplarda gezeriz sanır çoğu insan.Bilmezler ki çoğumuz askeri kampı hiç görmemişiz ya da haytımızda belki bir hafta denk düşmüştür.Senin bu aralar gözün başka şey görmez ki ablam,doya doya sev yavrucağı,Allah'a emanet,maşallah.

      Sil
  11. Bloqunu telefondan idarə edən birisi olaraq sizi çox yaxşı anlayıram:) Səmimi bir yazı olmuş. İnsanlara yararlı şeylər paylaşmaq ən önəmlisi məncə də. Sevgilər.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş gelmişsen bacım.Mene şeref vermişsen.Pek Azerice bilmiyorum ama eşimin tarafı yarı Azeri.Hafif Azerice karışık konuşurlar.Onlardan öğrendiğim kadarıyla yazdım işte😍

      Sil
  12. dikiş fız sen fep föyle şeker fız fol :)

    YanıtlaSil
  13. Adını sevdiğim sen ne şekil yayın yaparsan yap,yakışır.Doktoruma.
    Dikiş de yapar-yakıştırır,pastayı-böreği-yemeği,en güzelide duygu ve düşünceleri-titiz çalışmaları,bacım ellerin dert görmesin,gönlün hep neşeyle dolsun.
    Adında-sanında uzun sağlıklı yıllarda sürsün.
    Sevgiler,Bitmeyen SEVDAM...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hii Merih,çok duygulandım bak şimdi.Teşekkür ederim,teşekkür ederim,teşekkür ederim.Gönlün dert keder görmesin ❤

      Sil
  14. Sen her şeyi çok güzel yaparsın çok da güzel ve eğlenceli anlatırsın güzel doktorum ve çılgın arkadaşım benim...Sevdaya şöyle bir bakayım dedim ama bugün sende yatıya kalıcam öyle görünüyor :)) Epey birikmiş yazılar ,ben biraz tembelleşmiş olabilirim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağol Nurayım ya,kal valla yatıya,ne güzel olur 😘❤

      Sil