Translate

16 Ocak 2016 Cumartesi

ÇOK AMA ÇOK AĞIR BİR KONU

                          Sevgili Deep Tone;blog tanıtımında, bir bloger arkadaşımızın yaşadığı bir olay var diye yazmış.Gittim okudum,şu anda acayip sinirliyim.Arkadaşımıza moral vermek için yazdım bloguna ama buradan da yazmak istedim.
                        http://okumagunlugum.blogspot.com.tr/2016/01/can-skc-bir-olay.html

                        Bu bağlantıya tıklarsanız,olayı anlayacaksınız.Bir tür taciz yaşamış arkadaşımız.Hatırlayanlarınız vardır,ben de feys üzerinden bana arkadaşlık isteği yollayan ve ya beni dürten hiç tanımadığım erkekleri ifşa etmiştim bir kaç ay önce.Başlangıçta eşim dahil bazı arkadaşlarımdan olumsuz tepkiler almıştım.Hatta olumsuz tepki verenlerin daha çok kadın arkadaşlarım olması beni çok üzmüştü.Efendim,susup oturmalı ve sessizce bu insanları engellemeliymişim.Hatta bir kadın arkadaşım,feys kullanıyorsam bu durumu kabul etmem gerektiğini ve bunun feys kullanımı kurallarına uygun olduğunu söylemişti.Ya kardeşim,feyse uygun olabilir de,bana uygun değil....Zaten ifşa etme olayına başlamadan önce uzuun bir yazı yayınlayıp,tanımadığım erkeklerden gelecek arkadaşlık tekliflerini taciz olarak algılayacağımı açıkça anlatmıştım.Akabinde de,tanımadığım adamlardan gelen tüm arkadaşlık tekliflerini adamın sayfasının ve arkadaşlık isteğinin fotosunu paylaşarak ifşa etmeye başladım.Bu arada da,feysin sahibi çocuk bir açıklama yayınladı tüm dünyaya,özetle,feys kullanım kurallarının ülkelerin gelenek ve göreneklerine uygun olarak,ülkeler arasında farklılıklar göstereceğini bildirdi.Böylece bana feysin kuralı bu diyen kadın arkadaşım da morarmış oldu.Neticede artık feys üzerinden tacize uğramıyorum.
                         Hanımlar;yolda izde,markette,sinemada,tiyatroda,alışverişte her yerde taciz ediliyoruz.Şöyle bir yoklayın kendinizi,bakışla,konuşmayla vs ile hep taciz altındayız.Deli deliyi görünce sopasını saklar misali,herhangi bir şekilde tacize uğradığınızı hissettiğiniz an çekinmeden tepki verin.En fazla deli herhalde derler.Bırakın hanımefendi ve ağırbaşlı olmayı,hadlerini bildirin.Sürekli susan ve baş eğen kadınlara alışkın olan bu tür adamlar,siz tepki verdiğinizde şaşırıp kalıyorlar önce.Sonra inkar ve suçu size atma aşaması geliyor,o aşamada sağlam durup,etrafta bunca adam varken niye sana laf ettim demek, topluluğun dikkatini sizden tacizciye kaydırıyor hemen.Sonra girişin,annen,teyzen,kardeşin bu yaptığını görseler ne derler falan,iyice apışıp kalıyorlar,etraftan da tepkiler gelmeye başlıyor.Sustukça yaptıklarına devam ediyorlar,toplumda kadın kuyruk sallamazsa söylemi öyle yerleşmiş ki beyinlere,o sırada sizin haklılığınız, ne kadar yüksek tepki verirseniz o kadar ortaya çıkıyor.Çekinmeyin,duymazdan görmezden gelmeyin,tepkinizi gösterin.Yanlış anladınız lafı en çok kullandıkları savunma,tamam kardeşim ben yanlış anlıyorum,uzaklaş etrafımdan deyin,deliyim ben ayağına yatın.İnanın tırsıyorlar.Hiç bir erkek bir fahişeyi ya da travestiyi taciz edemez,neden diye düşünün bakalım.Çünkü bu kardeşlerimiz çekinmeden tacizcinin haddini bildirirler de ondan.Erkeklerin gözünde fahişeler ve travestiler rüştlerini ispat etmiş,onlara karşı gelmiş ve onların dünyasında güçlü bir konum elde etmişlerdir de ondan.Tüm fahişe ve travesti kardeşlerime de saygılarımı yolluyorum,ön cephede savaştıkları için.
                            Bayanlar ve de özellikle baylar,aydınlık ve çağdaş bir tolum olabilmenin tek yolu kadına değer vermekten geçiyor.Kadınlarına değer vermeyen toplumlar geri kalmaya mahkumlar.Buyrun tüm dünyada en geri kalmış topluluklara bir bakın,açık açık yazmama gerek var mı??Biz tacizlere karşı tepki verirken en büyük desteği erkeklerden bekliyoruz,çünkü taciz bir gün sizin yakınınız bir kadının da başına gelebilir.Oto kontrolü erkekler kendi aralarında sağlarsalar biz kadınların işi kolaylaşacak.Son not,üzülerek yazıyorum ama çantanızda cebinizde biber gazı bulundurun bayanlar.Ülkemizin ortadoğu havaları çalması bittiğinde kaldırıp atarsınız.
                             Hadi kalın sağlıcakla.
                           

14 Ocak 2016 Perşembe

VEEE TOMBALAAAA,YOK LEN ŞAKA ŞAKA

                 Pazenle gaza getirmelerim sürecek ancak şu sıra kardeşim için bir kaç şey dikiyorum.Sırf Melined'i kıskandığıma ben de kardeşime bir şeyler dikmeye başladım :)) Mevlüdem kardeşine,kankasına,yeğenlerine bir şeyler diker hep.Aaa,dedim,ben kusur kalamam ben de yapacağım.Şaka bir yana ,yıllardır vakitsizlikten ancak kendime bir iki şey dikebiliyordum.Şimdi vakit bol ya,nihayet yüreğimin yarısı bacıma sıra geldi.İlk parça kaşe kumaştan kolsuz bir elbise.Jile olarak da kullanabilecek.Modeli 1968 Burda'sından diktim.Bu elbiseyi dikerken Pfaff Ambition makineme bir kez daha hayran oldum,verdiğim her kuruşu hak ediyor.Overlok ,dikiş bir arada aynı makinede;profesyonel bir iş çıkardı ortaya.Elbetteki overlok makinesi gibi hızlı overlok yapamıyor ama ben de seri üretim yapmıyorum neticede...


                                                                           

Gördüğünüz gibi oldukça profesyonel iş çıkardı makinem.
             Elbisenin kumaşı kaşe olduğu için astar da çalıştım.Astara yarım santim dikiş payı bırakıp direkt overlok dikişi yaptım.


                                                                          


Prova şansım olmadığı için etek ucunu açık bıraktım,İzmir'e gittiğimde giydirip boyunu ayarlayacağım.Kardeşim minik,kompakt bir hatun olduğu için elbiseyi giyip size gösterme ihtimalim hiç yok.O yüzden askıdaki haliyle idare edin.Giydirdiğim zaman foto çekerim.Yani umuyorum çekerim,kendisi fotoğraf çektirmeyi sevmez çünkü.Buyrunuz,

                                                                          


                                                                         








11 Ocak 2016 Pazartesi

ÇİÇEKLER VE KADINLAR İKİNCİ ÇİNKOOOOO

              Ehe giydim geldim.Bak Funda ,sana tarif ettiğim model bu işte,


                                                                           


                                                                           


                                                                           


                                                                           


                                                                           


                                                                           








  

NOSTALCİK PAZARTESİ-DOKTORLAR VE DİĞERLERİ

                        Bugünkü yazım doktorları size biraz anlatacak.Eski zamanlarda doktor demek bambaşka bir şeyken,özellikle son 10-15 yıldır doktor;yüzüne tükürebileceğiniz,küfredebileceğiniz,dövebileceğiniz ve hatta rahatça öldürebileceğiniz bir meslek grubu oldu.Gerek hükümet politikaları gerek medya halkta doktor düşmanlığını pompaladıkça pompaladı.Ben de bizleri biraz daha yakından tanıyın diye yazmıştım bu yazımı geçen sene.Buyrun okuyun,bakalım ne düşüneceksiniz?Yalnız şunu da göz ardı etmeyin ki,her meslekte kötü ve yetersiz insanlar vardır,bu durum doktorlara özgü bir durum değil,insanlığa özgü bir durumdur....
http://dikiskis.blogspot.com/2014/11/ve-digerleri-dakika-bir-dakikabu-benim.html