Translate

7 Nisan 2015 Salı

DİKİŞ SEVDA'SI: GRİPTE NEDEN ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ

DİKİŞ SEVDA'SI: GRİPTE NEDEN ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ:                      Öncelikle belirtmeliyim ki,grip oldukça ağır bir tabloyla seyreden viral bir hastalıktır.Sıklıkla ,viral etkenlere bağl...

GRİPTE NEDEN ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ

                     Öncelikle belirtmeliyim ki,grip oldukça ağır bir tabloyla seyreden viral bir hastalıktır.Sıklıkla ,viral etkenlere bağlı olarak gelişen nezle,soğuk algınlığı,üst solunum yolu rahatsızlıklarının hepsi halk arasında grip diye adlandırılır.Bu yanlış bir kullanımdır çünkü saydığım hastalıkların ve  gribin semptomları oldukça farklıdır.Üst solunum yollarıyla ilgili rahatsızlıklar burun akması,boğaz yanması,hafif ateş,baş ağrısı gibi semptomların bir ya da birkaçıyla seyrederken grip oldukça gürültülü bir seyir gösterir.Yeri gelmişken söz edeyim,grip griptir,atı, eşeği,domuzu,kuşu fark etmez.Her türü aynı bulguları verir,aynı şekilde tedavi edilir,aynı derecede ölümcül olabilir.Son yıllarda moda haline gelen hayvanat bahçesi griplerinin hepsi aynı şeydir,sadece etkenleri farklıdır.
                      Grip,40 dereceye varabilen yüksek ateş,şiddetli boğaz ağrısı,yutma güçlüğü,şiddetli öksürük,genel durum bozukluğu gibi semptomların biri ya da bir kaçıyla seyreden,bir hafta on gün kadar sürebilen,seyri sırasında hastaya bulaşan ikincil bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle ölüme yol açabilen şiddetli bir enfeksiyondur.Gripten ölüm,genel olarak yaşlı ve düşkün bireyler,bebek ve çocuklar ve başka bir hastalık nedeniyle genel durumları hassas olan ( kanser hastaları,şeker hastaları gibi) kişilerde görülür.Saydığım popülasyonun direnç sistemi zayıf olduğu için ikincil enfeksiyonlara yatkındırlar.Yapılacak en doğru şey kesin istirahat,bol sıvı tüketimi,protein ağırlıklı diyet ve hekiminizin tavsiyelerine uymaktır.
                       Peki gripte neden antibiyotik kullanılmaz? Vücudumuzda hastalık yapan bir çok mikroorganizma vardır.Bunlardan virüsler,bakteriler ve mantarlar halk arasında en çok bilinene türlerdir.Mantarları bir yana bırakırsak,günlük hayatta bizi en çok hasta eden iki tür virüsler ve bakterilerdir.Antibiyotikler bakteriler için geliştirilmiş ajanlardır.Virüsler için de antiviral ajanlar geliştirilmiştir ( ajan derken tedavide kullanılan ilaçları kasdediyoruz). Bunun ne demek olduğunu size şöyle açıklayayım,bakterilerin hücre duvarları vardır ve verdiğimiz antibiyotikler bu hücre duvarının üzerinde çeşitli etkiler göstererek bakterinin ölümüne yol açarlar.Virüslerde ise hücre duvarı yoktur yani ne kadar antibiyotik içerseniz için virüsleri öldüremezsiniz.Antiviral ajanlar virüsün RNA veya DNA sına etki ederek virüsü öldürmeye çalışırlar.Şimdi bunu basitçe şöyle anlatacağım,virüsler lastik top gibidir,lastik toplar iğne batırılarak patlatılamazlar değil mi?


Bu toplara iğne batırdığınızda ne olur,hiçbir şey değil mi?


Veya bunlara


Veya bunlara,virüsler de tıpkı bu lastik toplar gibi çeşit çeşittir ama hepsinde gördüğünüz gibi iğne batırarak ,yani hücre duvarına saldırarak, yani antibiyotik kullanarak öldürülmeleri mümkün değildir çünkü hücre duvarları yoktur.Şimdi ne demek istediğimi daha da iyi anlayacaksınız,bakteriler ise şişirilmiş balon gibidirler,iğne batırırsanız patlatlar,yani hücre duvarları vardır ve bu duvar parçalanırsa ölürler,tıpkı şöyle



Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.
                           Grip sırasında ya da viral üst solunum yolları hastalıkları sırasında antibiyotik kullansak ne olur diye düşünenler hala varsa,boşuna karaciğer veya böbreklerinizi yorduğunuz yetmezmiş gibi enfeksiyonun iyileşme sürecini de uzatırsınız derim.Vücudumuzda mikroorganizmalar bir denge içinde bulunur,bu denge bozulduğu anda bir taraf üremeye başlar ve hasta oluruz.Gereksiz yere antibiyotik içtiğimiz zaman o sırada bizi hasta etmeyen bakterileri öldürüp virüslerin aşırı çoğalmasına yol açarız,meydanı boş bulan virüsler de üredikçe ürerler,yani enfeksiyon uzar.
                            Hepinize sağlıklı günler dilerim.Dr.Sevda Coşkun Şahin.




6 Nisan 2015 Pazartesi

DİKİŞ SEVDA'SI: TERZİ BEGÜM'ün ELBİSE KALIBI

DİKİŞ SEVDA'SI: TERZİ BEGÜM'ün ELBİSE KALIBI:                      Sevgili Begüm'ün diktiği elbisenin benzer bir kalıbının Burda'da olduğunu yazmıştım.Arayıp buldum,2012 Ekim Bur...

TERZİ BEGÜM'ün ELBİSE KALIBI

                     Sevgili Begüm'ün diktiği elbisenin benzer bir kalıbının Burda'da olduğunu yazmıştım.Arayıp buldum,2012 Ekim Burdası'nda imiş model.Önce bulamayacağım diye telaş yaptım.Niye derseniz,benim sevgili kocam ve kuzeni,iki kafadarlar,salon boyanırken kütüphaneyi çekerken zorlanmışlar.Kuzen demişki,abi bunun içinde ne var,taş gibi?Açıp bakmışlar bir sürü dergi.Yine kuzen demişki,bu kadar eski dergi niye durup duruyor abi,atalım gitsin!!!!!!  İki kafadar onlarca Burda,Sofra ve bilimum hazinemi bir güzel temize havale etmişler.Benim haberim yok,birgün şifon bir etek dikmeye kalktım,model de aklımda,Burda'yı çıkarıp dikivereyim dedim.Dolabın kapağını açtım,içi tertemiz,bomboş.Aaa,dergilerimi nereye koymuş bu adam diye söylene söylene aramaya başladım.Atmış olabileceği gibi bir ihtimal aklımdan bile geçmiyor hala.Telefon ettim,sordum.Attıkya biz onları demez mi,şaka yapıyor sandım.Valla attık deyince,siz düşünün halimi artık.Öyle böyle değil sanırım onbeş yıllık bir birikimdi.Ne mi yaptım? Hiç bir şey,giden gitmişti,çoook üzüldüm sadece,bir de eşime iyi ki başka bir kadınla evli değilsin yanmıştın dedim.Hala ciğerim yanar hatırladıkça.
                      Gelelim modele,

 Burdamız bu



Modelimiz de bu,Begüm'ün kalıbı daha alengirli ve ince belli hanımlara daha iyi oturacaktır ama o kalıba ulaşma şansımız daha az,bununla idare edeceğiz artık,


 Sanırım biraz çabayla,bele oturan bir görüntü elde edebiliriz.


Gördüğünüz gibi sonuç neredeyse aynı,kısa kollu çalışmak da sorun olmaz diye düşünüyorum.